Çoktandır friendfeed, facebook gibi sık kullandığım paylaşım platformları hakkında izlenimlerimi paylaşmak istiyordum, ancak bir türlü kısmet olmuyordu. Bugün karşılaştığım çok ilginç bir olay üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim. Friendfeed nedir diye kısaca bahsettikten sonra olayı da açıkçası çok uzatmadan anlatıcam orada değineceğim sadece birkaç nokta var o kadar. Lafı uzatmadan friendfeed’e değinmek gerekirse, herkesin bildiği facebook’dan örnek verirsem daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum, facebook’da yazdığınız statu’den ibaret. Evet dışardan bakan bir insan için sadece o, tabi asıl oradaki geyik muhabbet insanı cezbediyor yoksa platformun yapılmasında tasarlanmasında bir numara yok. Ama facebookdaki o işlevden tek farkı girdiğiniz paylaşım eğer beğeni veya yorum alırsa üste çıkıyor. Yani facebook’daki gibi siz özel olarak iletiyi takip etmeniz gerekmiyor, eksik olarak da takip ettikleriniz size özel bildirim yoluyla gelmiyor ama kişisel profilinizden kolaylıkla bir hareketlilik olup olmadığını anlayabilirsiniz. Bir aksilik olmadığı müddetçe seri halinde friendfeed izlenimlerimi içeren yazıları yazmayı düşündüğüm için burada friendfeed nedir konusunu kapatıp beni bu yazıyı yazmaya iten olaya geçiyorum.
İnternet kategorisindeki yazılar:
Ülkemizde en fazla kullanılan arama motoru olan google’da sitesi olan her insan arama sonuçlarında ilk sayfada veya ilk sırada çıkmak ister. Ancak bu o kadar dışardan bakıldığı gibi kolay olmamakla beraber ilk sırada çıkabilmek için uzun süre uğraşlar vermeniz gerekebilir hele ki çok iddalı bir kelimede orada yer edinmek istiyorsanız. Peki bunu nasıl becerebilirim diye soracak olursanız kısmen teoriğini bilmek gerekir ama bol miktarda da pratik yapılması şarttır. Nitekim google arama sonuçlarına yansıttığı verileri neye göre sıraladığına dair kesin bir bilgi vermediği müddetçe deneyimlerden faydalanmak en mantıklı yollardan biri olarak gözükmektedir. Peki google’da ilk sayfada çıkmak bize ne kazandırır?
Uzun zamandır deneme yanılma yöntemiyle edindiğim bilgilerden biri olan google’da bırakın ilk sayfanın sonunda yer almayı başarı saymayı ilk sıra ile ikinci sıra arasında dağlar kadar fark olduğu için ikinci sıra bile başarısızlık olarak nitelendirilebilir. Deneyimlerime göre google keywords toolsdan baktığım üzere bir kelimenin yaklaşık arama hacmi 140 gözüküyor. Yani bu kelime google’da her ay 140 kez aranıyor demek. Haliyle bu kelimenin sonuçlarında çıkacak olan ilk sıradaki site bu 140 kere tıklanmaktan nasibini alıyordur. Peki her arayan ilk sırada aradığı sonucu tam manasıyla bulabiliyor mudur? Yoksa alt sıralarda aramaya devam ediyor mudur diye düşünülmesin diye google yaklaşık bir değer vermiş. Arama hacminin tamamı ilk sıradaki siteye tıklarken yaklaşık yüzde 70′i ancak ikinci sırada arama yapmaya devam ediyor. Aradaki uçurum ilk başta göze batmasa da milyonluk arama hacmi olan kelimelerde bunun ne kadar kıymetli daha da anlaşılacaktır. Yukarıda bahsettiğim 140 hacimli aramalık kelimede ilk sayfada ikinci sırada olan bir siteme bu ay 113 kişi gelmiş. Yaklaşık ziyaretçinin yüzde 80′i gelmiş oluyor. Tabi her ay aynı sayıda ziyaretçi gelmediği için aşağı yukarı yüzde 75 geliyor olsa bile yukarıda da değindiğim üzere ciddi manada ziyaretçi potansiyeli kaybetmek demek.
İzmir de oturup da kemeraltına gitmemiş aynı şekilde İstanbul da yaşayıp da kapalı çarşıya gitmemiş olan yoktur herhalde. Buralarda çok fazla satıcıyla karşılaşırsınız bunlardan bazıları artık işi o kadar yüzsüzlük konumuna getirmiş ki kolundan tuttuğu gibi dükkânın taa içine kadar sokabiliyorlar. Amaçları ise alışveriş yapmayacak olsanız bile sizin de dükkânda ilginizi çekecek bir şey satın almanızı sağlamak. Bunlar iyi güzel hoş ama bazen ciddi manada can sıkıntısı, Çankaya’dan konak’a giderken sırf bu yüzden kemeraltı’nın içerisinden geçesim gelmiyor. Nitekim kendimi bir anda dükkanın içerisinde bulduğum zamanlarda ender sayılmaz. Her ne kadar zorla da olsa içeride kimi zaman güzel ürünler çıkabiliyor. Ancak bu satıcılardan bazıları var ki illallah dedirtecek cinsten. En basitinden aradığınız geniş bedenli bir erkek kot pantolonu ve genelde her yerde bulunmayabiliyor. Bu yüzden satıcılarla muhatap olmak zorunda kalıyorsunuz ki çoğu zaman hepsinde bu ürün muhakkak bulunuyordur! Adama baştan diyoruz ki bak güzel arkadaşım biz böyle böyle bu tarz bir şey arıyoruz siz de varsa bakalım, abi ne demek dükkân senin her cinsten mal var deyip hop kolumuzdan tuttuğu gibi içeriye sokması bir oluyor. Fakat sizinde tahmin edebileceğiniz gibi sonuç hep hüsran hep hüsran. Yukarda da belirttiğim gibi bazen öyle satıcılar çıkıyor ki yok artık lebron James diyesiniz geliyor. Bazılarının erkek pantolonuyla bile işi olmuyor sadece bayan ürünleri satıyorlar. Buna rağmen abi bizde olmaz da kim de olur o ürün diyip zorla sokuyorlar. Peki, amaçlarına ulaşabiliyorlar mıdır? Pek sanmam lakin ne kadar ekmek o kadar köfte misali içeriye ne kadar çok kalabalık girerse bunlardan bir kısmı da illa ki alışveriş ediyordur. Gelelim bu anlattığımın internetle hakeza konumuzla ne alakası var?
Devamı… »
Çoktandır piyasada dolanan gruplar ve bunların yanında çalıştığı söylenen uygulamalar..Peki bunlar ne kadar doğru çalışıyor ? Gerçektende sizin profilinize veyahut fotoğraflarınıza bakmış olanları söyleyebilir mi ? Teknik olarak böyle birşeyin mümkün olabilmesi için nasıl evinize gelen gideni görebilmeniz için kamera olması gerekir ve bununda kayıt tutması aynı şekilde profilinizde en azından bunları kaydetmesi için kodların bulunması gerekir. Yani başkasının yazdığı uygulama bu manada bi işe yaramaz. Peki bu tarz uygulamalara facebook izin veriyor mu? Uygulama yazarı yazdığı uygulamayı kendi sunucusunda barındırdığı için isterse zararlı kod çalıştırabilir. Ayrıca uygulamayı eklerken zaten facebook size bunun tamamıyla sizin sorumluluğunuzda olduğunu söylüyor.
Peki facebook bu tarz bilgiyi kendi belleğinde saklar mı?
Açıkçası çoktandır dikkat ettiğim hususlardan birisi de facebook anasayfamın profillerini bizzat gezdiğim arkadaşlardan oluştuğunu ve genelde aynı simaların olduğunu farkettim. Yani siz kiminle ilgileniyorsanız facebook da o kişinin yaptıklarını an itibariyle sizin anasayfanızda yerini aldırıyor. Peki bu facebooka ne kazandırır? Açıkçası bu şekilde insanlar girdiği zaman çıkmasını beceremiyorlar. Şunuda izleyim bunuda izleyim ona yorum yapayım derken epey vaktinizi harcamış oluyorsunuz.Şahsen facebook’un 400 milyon kullanıcısının olmasının ve gün geçtikçe artan bir ivmeye sahip olmasının altında bu tür zeki analizler yattığını düşünüyorum.
Google’n yeni çıkardığı servislerden biri olan buzz çıktığı günden bu yana gmail ile entegreli olması yüzünden tepki alıyordu. Çünkü siz isteseniz de istemesiniz de google size buzz sekmesini gmail hesabınıza ekliyordu. Artık Google buzz’u tamamen devre dışı bırakıp sağda bulunan sekmelerden kaldırabiliyorsunuz. Karşınıza çıkacak olan aşağıdaki kırmızı yazıyı onayladıktan sonra işleminiz tamamlanmıştır.
Bu işlem, Google Buzz’ı Gmail içinde devre dışı bırakır ve Google profiliniz ile Buzz yayınlarınızı siler. Aynı zamanda bağlı sitelerinizin bağlantısını kaldırır ve sizi izleyen kişilerin izlemesine engel olur.
Apple’ın yönetim kurulu başkanı Steve Jobs 27 Ocak’taki tanıtımda Apple’ın merakla beklenen tablet bilgisayarı iPad’i resmen tanıttı. Peki ipad nedir, ne değildir?
iPad’i netbooklar ile karşılaştırıp şu özellik var ama bunlar eksik demek, bu cihazı tanımak ve değerlendirmek için sağlıklı bir yol olmaz. Çünkü ipad türünün ilk örneği, şahsına münhasır bir cihaz. Bilgisayar yerine geçecek bir alet değil. O yüzden her fonksiyonu beklememek lazım. Ama evde bir bilgisayarın varsa zaten, ayrıyetten sürekli yanınızda taşımak için ipad çok ideal. iphone ve benzeri cihazlar ile netbooklar arasında bi boşluğu dolduruyor. Devamı… »
Birkaç gündür devam eden arayüzüne geçiş aşamaları her ne kadar tam olarak tamamlanmamış olsa da duyuru yapılmasından ötürü yorum yapabiliriz. Öncelikle son zamanlarda notificationların (bildirimlerin) tam olarak çalışmadığından bahsetmekte fayda var. Eskiden anlık olarak yorum yaptığımız veyahut da bizim resimlerimize, statümüze yorum yaptıklarında bildirim alırken artık illa ki kontrol ediyoruz o sayfaları acaba yorum yapılmış diye.. Açıkçası yenilik yapmadan önce bu tarz hataları giderseler daha mantıklı olur ki henüz halen yeni arayüzle tanışamayan insanlar var. Hatırlatmakta fayda var arayüzün değişimi için herhangi birşey yapmanıza gerek yok facebook kendiliğinden değiştirecektir.
Arayüzde dikkat çeken en büyük özellik herşeyin derli toplu bir arada olması. Eskiden çok fazla dağınıktı şimdi aynı kategoride bulunabilecek menüler alt alta dizilmiş diyebiliriz. Menülerin alt alta toplanmasından dolayı logout’u öyle bir yere taşımışlar ki bulmakta biraz zorluk çekebilirsiniz zaten hiç çıkmıyorsanız facebook’dan sizin için gerekli olmayacaktır
Sol üstteki menüde bulunan mesajlara tıklayınca anında aşağı doğru açılır bi menü şeklinde, mesajların içeriğini kısaca dahi görebilmek baya hoş olmuş denilebilir. Lakin hem sağ altta hem sol menülerin dibinde online chat olması hem gereksiz hem saçma olmuş. Zaten hantal olan bir site için neden böyle yapmışlar anlaşılır gibi değil.
Yeniliklere açık olan bir site için böyle bir arayüz değişikliği bence yerinde olmuş. Anlaşılan facebook lite henüz hazır değil ki onu piyasaya sürmeden bunu çıkardılar. Umarız en kısa zamanda bu kadar çok kullanıcı olmasına rağmen biraz daha hızlı ve basit olabilir.
Geçen sene (16 aralık) bi hevesle başladığım blog yazma eylemini daha sonra beceremediğimi farkettim ancak wordpress tabanlı site açmaktan vazgeçmemiştim. Kişisel blog yazmaktan vazgeçmiştim bunun yerine her telden çalan ve herkese hitap edebilecek bir site yapmayı düşünüyordum . Lakin bunun olabilmesi için bazı şeyleri değiştirmek gerekiyordu en basitinden yeni bir domain. O zamanlar eski bir domainin sub klasöründe kurduğum sitede yazıyordum. Bu yüzden yeni bir isim düşünmeye başlamıştım. Oraya şubat ayında da yazmayı bırakmıştım. İsim düşünürken en azından dar kapasitede birşey olmamalı diyordum ve haziran ayında turkcekaynak.net domainini aldım. Tabi herşey istediğiniz gitmeyebiliyor. Hergün birkaç yazı yazma hedefimden çok kısa sürede vazgeçtim hem çok yeni olduğundan ziyaretçi gelmiyordu ve bu yüzden insanın yazası da gelmiyordu. Host sıkıntıları da cabası. Tam yazıyı bitirip yayınlamak üzereyken sunucu bir anda kapanıyordu tabi herşeyi baştan alma durumunda kalıyordum ki hiçbir zaman tekrar yazmayı denemedim yaptığım tek şey malasef bilgisayarı kapatmak oldu
En sonunda sunucuyu değiştirmeyi karar verdim en azından turkcekaynak.net için farklı bir yer aramaya başladım ve eylül sonuna doğru şu an bulunduğu yer olan byethost.com’a taşındım hem çok ucuzdu 2.99 dolar hem de bir arkadaşım orayı kullanıyordu ki benim sitem onunkinin yanında yavru kalırdı. Madem onunki babalar gibi çalışıyorsa bizimkide çalışır dedim ve bunu eyleme geçirmem uzun olmadı. Şu ana kadar üzerinden neredeyse 4 ay falan geçti ve hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadım açıkcası. Diğer yere ne oldu diye soracak olursanız malasef halen orada barınan sitelerim mevcut ve neredeyse hergün destek maili atmak durumunda kalıyorum. Oradan komple taşınma işini de en geç bu sene sonunda yapmayı planlıyorum. Orada yaşadığım sıkıntıları ve yeni yer ile ilgili görüşlerimi ilerleyen zamanlarda başka yazılarda paylaşacağım. Devamı… »
Türk telekomun hizmeti olan wirofondan ve yıl sonuna kadar olan kampanyasından daha önce bahsetmiştim. Bu aralar ziyaretçilerden wirofona bağlanamadıkları hakkında şikayet var. Daha önceleride gerek 403 hatası olduğundan gerek “ses gelmiyor” gibi hatalarla karşılaştıklarından bahsetmişlerdi. Şimdilerde ise wirofon bağlantı hatası veriyormuş. Bunun sebebi muhtemelen yeni yıla girdiğimiz için artık bedava arama hakkı olmadığı için olabilir. Çünkü türk telekom ödenmeyen fatura için anında 10 saatlik aldığımız vınn modelini engellemişti. Açıkçası türk telekom bu sorunları aşabilecek kapasitede bir kurum, ancak problemi halen giderememeleri ise şaşırtıcı. Eğer halen sorun devam ediyorsa en yakın ttnet bayisine uğrayın veyahut 444′li numarasını arayıp sormakta fayda var.
Daha önce yazmış olduğum pagerank güncellemesinin üzerinden daha 2 ay geçmiş olmasına rağmen google geçen sene olduğu gibi yılın son gününde pagerankları güncellemeye başladı. Açıkcası bu sefer gene şaşırdım diyebilirim. Google bir kez daha pagerank’ın sitenin indexiyle, backlinkiyle daha önceki pr değeriyle alakası olmadığını gösterdi. Daha yeni açmış olduğum domainlerimden biri 3 alırken, geçen güncellemede 2 olan domainlerimden biri 3 diğeri 4 oldu. Uzun zamandır 4 değerini görememiştik ayrıca o projem diğerlerinden çok daha önem arz ettiği için gelecek pr de 5 olmasını temenni ediyorum
Gene hazirandan beri yazdığım turkcekaynak.net adlı bu blogum ise geçtiğimiz güncellemede 2 olmuş olup bu sefer 3′e çıktı, ziyaretiniz için teşekkür ederim.