İşe yaramayan içerikler!

İzmir de oturup da kemeraltına gitmemiş aynı şekilde İstanbul da yaşayıp da kapalı çarşıya gitmemiş olan yoktur herhalde. Buralarda çok fazla satıcıyla karşılaşırsınız bunlardan bazıları artık işi o kadar yüzsüzlük konumuna getirmiş ki kolundan tuttuğu gibi dükkânın taa içine kadar sokabiliyorlar. Amaçları ise alışveriş yapmayacak olsanız bile sizin de dükkânda ilginizi çekecek bir şey satın almanızı sağlamak. Bunlar iyi güzel hoş ama bazen ciddi manada can sıkıntısı, Çankaya’dan konak’a giderken sırf bu yüzden kemeraltı’nın içerisinden geçesim gelmiyor. Nitekim kendimi bir anda dükkanın içerisinde bulduğum zamanlarda ender sayılmaz. Her ne kadar zorla da olsa içeride kimi zaman güzel ürünler çıkabiliyor. Ancak bu satıcılardan bazıları var ki illallah dedirtecek cinsten. En basitinden aradığınız geniş bedenli bir erkek kot pantolonu ve genelde her yerde bulunmayabiliyor. Bu yüzden satıcılarla muhatap olmak zorunda kalıyorsunuz ki çoğu zaman hepsinde bu ürün muhakkak bulunuyordur! Adama baştan diyoruz ki bak güzel arkadaşım biz böyle böyle bu tarz bir şey arıyoruz siz de varsa bakalım, abi ne demek dükkân senin her cinsten mal var deyip hop kolumuzdan tuttuğu gibi içeriye sokması bir oluyor. Fakat sizinde tahmin edebileceğiniz gibi sonuç hep hüsran hep hüsran. Yukarda da belirttiğim gibi bazen öyle satıcılar çıkıyor ki yok artık lebron James diyesiniz geliyor. Bazılarının erkek pantolonuyla bile işi olmuyor sadece bayan ürünleri satıyorlar. Buna rağmen abi bizde olmaz da kim de olur o ürün diyip zorla sokuyorlar. Peki, amaçlarına ulaşabiliyorlar mıdır? Pek sanmam lakin ne kadar ekmek o kadar köfte misali içeriye ne kadar çok kalabalık girerse bunlardan bir kısmı da illa ki alışveriş ediyordur. Gelelim bu anlattığımın internetle hakeza konumuzla ne alakası var?

İnternet o kadar büyük bir alem ki içinde çok rahat kaybolabiliyoruz. Çoğu zaman dalgalar nereye götürürse o taraflara yol alıyoruz diyebilirim. Kimi zamanda vaktimizi internette bir şeyler aramayla geçiriyoruz. Peki, aradığımız şeyi tam olarak bulabiliyor muyuz? Yoksa orada geçirdiğimiz vakit heba olup gidiyor mu? Aslında bu soruların cevabı insanın doğru şeyi arayabiliyor olup olmamasıyla ve nerede aradığına bağlı olarak değişecektir. Ülkemizde arama motoru olarak google’n kullanıldığını artık bilmeyen kalmamıştır herhalde. Peki, google bize karşımıza çıkan sonuçlar konusunda ne kadar yardımcı olabiliyor tam olarak aradığımız şeyi bulabiliyor muyuz, eğer bulamıyorsak da bunun sorumlusu kim diye soracak olursak bu hatanın genelde yanlış arama yönteminden ve kötü zihniyetli web site sahipleri tarafından kaynaklandığıyla başlayabiliriz. Daha önceki yazılarımın bir tanesinde google’da nasıl arama yaparsak daha doğru sonuca ulaşabileceğimize değindiğim için burada sadece kötü zihniyetli web sitelerinden bahsedeceğim.

Kötü diye bahsettiğim bu tür insanların tek amacı vardır para! Parayla saadet olmayacağı söylenmesine rağmen bunlar amaçlarından hiçbir zaman sapmazlar. Peki, bunların bize zararı var mıdır onlarda sonuçta ekmek parası kazanıyor diye bir an olsun düşünebilirsiniz ama başkalarının zamanlarını veya emeklerini çalarak kazanılan para ne kadar doğrudur onu tartışmam bile. Bu hırsızlıktır resmen dalkavukluktur, parazitliktir. Dünyada bulunma gayelerini bile yerine getiremeyen asalaklardır. Örnek verecek olursak bazıları var bir sitenin yayınlamış olduğu yazıları almış kendi sitesinde yayınlamış iyi güzel abilerde bunun kime faydası var? Tamam belki google sıralamasında öyle veya böyle bir şekilde çıkıyorsun da bana herhangi faydan yoksa ne anladım senin sitene girmekten, neticede özgün içerik senden önce çıkacağına göre ben senin sitene gelmeden önce illa ki orijinal yazıyı okumuşum demektir. Ayrıca demek ki aradığım şeyi orada bulamadım ki diğer sayfalarda aramaya devam ediyorum. Velev ki senin sitene geldim şimdi buradan benim ne kazancım oldu? Sıfıra sıfır elde var gene sıfır. Tabi kızgınlığım sadece alıntı yazılara değil. (Bu arada çalıntı yazılardan hiç bahsetmiyorum bile alıntı yazılar en azından altına senin yazının linkini vererek senin google aramalarında daha iyi yerde çıkmana yardımcı olabiliyor da çalıntı yazılar tamamen zarar ki bunu ilerleyen günlerde başka yazımda ele alacağım için burada es geçiyorum.) Aynı zamanda yazı başlığıyla içeriğinin aynı olmama durumu da var ki içler acısı. Örneğin aradığınız bir şeyi bulduğunuz diye içeri girersiniz lakin sadece konuyla alakasız metin ve karşınıza kocaman bir reklam çıkar. Buradan da anlaşılacağı üzere klasik tek gayesi para olan bir işgüzarın hazırlamış olduğu site ile karşı karşıyasınız. Yapılabileceğiniz tek şey kapat tuşuna basmak olacaktır.

Sonuç olarak eğer internette bir şeyler arayan biriyseniz google arama ipuçları adlı konumuza göz atabilirsiniz. Eğer ki yazı yazan biriyseniz ki büyük bir sorumluluk altına girdiğinizi hiçbir zaman unutmayın! Kullanıcıyı aldatmaktan, yanlış bilgi vermekten ve başkalarının yazılarını öyle veya böyle kopyalamaktan kaçının. Yoksa bol miktarda küfür yemekten başka elinize bir şey geçmeyecektir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *