Like.com ve Burak Göktürk

2 hafta önce satın alma işlemi gerçekleştirilen like.com hakkında yazı yazmak için bilgi edinmeye çalışırken dikkatimi çeken birkaç anektod olmuştu onları da paylaşalım istedik. Daha önceki satın almaları ve yapılmış projeleri de incelersek, ortak özelliklere sahip olmasından ötürü aşağıdaki notlar proje yaparken dikkat edilmesi hususlar olarak da nitelendirilebilir.

– Domain içerikle alakalı olmalı ve akılda kalıcı olabilmesi için anlamlı veyahut da kısa olması gerektiğini,

– Bir projenin bir anda patlama yaşamadığını, daha öncesinin olduğunu 5 6 sene civarında ve başka projelerin üzerine konularak ortaya çıkabileceğini,

– Fikir özgün ve sağlam ise ilerde çok ciddi miktarlarda gelir elde edebileceğini,

– Eğer fikir daha önce hiçbir yerde denenmemiş (özgün) ise ve ilerde tutacağına kesin gözüyle bakıyorsak patentine sahip olmak gerekliliğini, (projenin tutup tutması önemli değil aslında ama Türkiye’de patent işi biraz sıkıntılı ve uzun süreç olduğundan çoğu insanın gözü korkuyor bu yüzden uğraşmıyorlar ama fikriniz sizin gözünüzde çok değerli ise bir başkası patent aldığınızda üzülecekseniz eğer hiç vakit kaybetmeyin. )

– Satın alma sürcesinde basına yansıyan (özellikle yabancı internet medyasında yer aldığı) şekline bakacak olursak şirketin sadece CEO’sundan söz ediliyor CTO’su da kimmiş diye bahsedilmediğini, Burak GÖKTÜRK like.com’un CTO’su idi.

– Başarılı olan çoğu insanın geçmişininde çok parlak olduğunu, (Göktürk ilk olarak şimdiki adıyla SBS’de türkiye 1.si olarak İzmir Fen Lisesini kazanmış, daha sonrasında üniversite sınavlarında kazandığı Boğaziçi Üniversitesi Elektrik- Elektronik mühendisliği ve Bilgisayar mühendisliğini, muhtemelen çap yapmıştır, bitirmiş, sonrasında ise Amerika da çalıştığı Silikon vadisinin de kurucu olan Stanford üniversitesinden doktorasını almış birisi. )

– Bir fikrin patenti sizin elinizde bulunuyorsa eğer ve bu alanda boy göstermek isteyen şirketler varsa sizin izniniz olmadan o piyasaya giremediğini,

– Pazarda oyuncu olmak isterlerse sizinle anlaşması gerektiğini, (bkz. Google daha öncesinde birkaç kez bunu denemiş ancak o zaman başarılı olamamışlar.)

– Google gibi devasa bir şirket için satın alma operasyonlarında 100 milyon dolar gibi bir paranın çok basit olduğunu,

– İnternette tek olmaya çalışan bir şirketin (Google) internetin her alanında iş yapma isteğinin olduğunu,

–  İnternette ciddi manada yapılacak birçok projenin olduğunu ve kullanıcıya odaklanmak gerektiğini bir kez daha

görmüş olduk, aslında daha detaylı incelenirse belki göze çarpan başka hususlar da olabilir ama ilk etapda aklıma gelenler bunlar oldu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *